Sessiz Çığlık

Size sesleniyorum, Evet size!

Hani bir umutla size yanaşan kediye köpeğe tekme atan size.

Hani aç kalmasınlar diye başka iyi niyetli insanlar tarafından kapı önlerine,girişlere bırakılan mama ve  su dolu kaplardan rahatsız olan size.

Hani soğukta üşüyerek büzüş büzüş apartman girişlerine sığınan canları dışarı atan size.

Kapalı olmayan mekanlarda yemek yerken yanınıza yanaşıp nasiplenen göz hakkı isteyen kediyi garsona şikayet edip , olduğu yerden sopa ile kavduran size.

Önce kendimize mahkum kılıp, sonra bu canları sokaklara bırakıp,en sonunda da  sokaklarda tahammul edemez hale gelen size.

Hergün defalarca kendini temizleyen sizden bizden bile temiz olan canlara tiksinerek bakan ‘’Aman, Iyyy, Ayyyy’’ dokunması diyen size.

Daha da iğrençleşen belediye ekiplerine haber verip canları sokaklardan toplatan, poşetler içine koyup çöplere atan , zehirli mamalarla onlardan kurtulma planı yapan, önce mamaları yedirip sonra kokuşmuş yüreği ile çırpınan bedenleri izleyip tebessüm ile yutkunan size.

Biliyormusunuz aslında bu eziyetlere hiç gerek yok. Dünyaya gelmeleri ile bir sürü zorluklarla karşılaşıyor zaten bu canlar. İlk önce kendini yeterli besleyemeyen bir deri bir kemik kalan  annesinden süt emmek için çırpınıyor. Aç annesinden ne kadar süt emebilirse artık.Yaz geliyor susuz kalıyor, kış geliyor bıyıklarına kadar donuyor. Bakımsız barınaklarda pislik içinde perişan oluyor. Sonra oyuncak gibi görülüp hediye oluyor ,biraz büyüyüp tatlılığı gidince  ‘’alerjimiz varmış bakamadık’’ denerek kapıya konuyor.

Ve sizler bunlarda yetmezmiş gibi bu dilsiz canlara dil olmaya, aş vermeye ,ev yapmaya,  yuva bulmaya çalışan yüreği merhametli, analık babalık yapan, gözyaşlarıyla hastaları veterinerlere götürüp iyileşmesi için dua eden insanlara alaycı gözlerle bakıp ‘’kedi ile köpek ile kafayı yemiş bunlar’’ diyecek kadar basit düşünebiliyorsunuz.

Evet size sesleniyorum, size sesleniyoruz.

Hani 23 nisanlarda çocuklar  devlet büyüklerin yerine geçer  televizyonlarda ana haberde izleriz ya , o şekilde sizde bu canların yerine geçip ne yaşadıklarını görebilseydiniz keşke. O zaman anlardınız belki vaziyetin vahimiyetini.

Bir cana can katmak, yürek vermek hiç zor değil aslında, çare arayana çare olmak sessiz konuşana dil olmak ,vicdan ile sevgi ile sokak canlarını kurtarmak.

Bir canlı sevildiğini anlarsa öyle bir bakar ki gözünüze, yüreğinize, kalbinize değer o bakış,anlatır size derdini o bakışıyla, farklı bir gün olur o gün artık, bazı şeyler hiç zor değildir vakit geldiğinde. Haydi evimize gidelim…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz